Doğalgazlı Jeneratörler Kojenerasyon / Trijenerasyon Sistemleriyle Uyumlu mudur?

Giriş

Doğalgazlı jeneratör denildiğinde çoğu işletmenin aklına ilk olarak elektrik kesintisi sırasında devreye giren bir yedek güç sistemi gelir.

Oysa uygun şekilde projelendirilmiş doğalgazlı jeneratör sistemleri yalnızca elektrik kesintilerinde çalışan bir ekipman olarak değil, tesisin düzenli enerji üretiminin bir parçası olarak da kullanılabilir.

Buradaki temel fikir oldukça basittir:

Bir motor doğalgazı yakarak alternatörü döndürür ve elektrik üretir. Ancak yakıttan elde edilen enerjinin tamamı elektrik enerjisine dönüşmez. Enerjinin önemli bir bölümü motor soğutma sistemi ve egzoz gazları üzerinden ısı olarak açığa çıkar.

Standart bir jeneratör uygulamasında bu ısının büyük bölümü çevreye atılır.

Kojenerasyon sistemlerinde ise şu soru sorulur:

“Elektrik üretirken zaten ortaya çıkan bu ısıdan neden faydalanmayalım?”

İşte kojenerasyon ve trijenerasyon sistemlerinin temelinde bu yaklaşım vardır.


Kojenerasyon Nedir?

Kojenerasyon, aynı yakıt kaynağından elektrik ve kullanılabilir ısının birlikte üretilmesi prensibine dayanır.

Doğalgazlı bir jeneratör elektrik üretirken motorun soğutma devresinde ve egzoz gazlarında önemli miktarda termal enerji oluşur.

Klasik jeneratör uygulamasında bu enerji radyatör ve egzoz sistemi aracılığıyla dışarı atılırken, kojenerasyon sisteminde uygun ısı eşanjörleri ve ısı geri kazanım ekipmanları kullanılarak bu enerjinin bir bölümü tesisin kullanımına aktarılır.

Sistemin temel enerji akışı basit olarak şöyle düşünülebilir:

Doğalgaz → Gaz Motoru → Elektrik + Isı

Elde edilen elektrik tesisin elektrik yüklerinin beslenmesinde kullanılabilir.

Geri kazanılan ısı ise uygulamaya bağlı olarak;

  • Kullanım sıcak suyu,
  • Tesis ısıtması,
  • Proses sıcak suyu,
  • Kurutma prosesleri,
  • Uygun sistemlerde buhar üretimi

gibi farklı ihtiyaçlarda değerlendirilebilir.

Böylece işletme aynı yakıtı kullanarak yalnızca elektrik değil, iki farklı faydalı enerji çıktısı elde etmiş olur.


Doğalgazlı Jeneratör Kojenerasyon İçin Uygun mudur?

Evet.

Doğalgazlı motor-jeneratör sistemleri kojenerasyon uygulamalarında yaygın olarak kullanılan teknolojilerden biridir.

Ancak burada önemli bir ayrım yapılmalıdır:

Her doğalgazlı jeneratörün yanına bir ısı eşanjörü eklemek, sistemi otomatik olarak başarılı bir kojenerasyon tesisi haline getirmez.

Kojenerasyon için jeneratörün elektrik üretim performansının yanında motorun termal karakteristiğinin de değerlendirilmesi gerekir.

Motorun;

  • Ceket suyu üzerinden ne kadar ısı verdiği,
  • Egzoz gazı sıcaklığı ve debisi,
  • Geri kazanılabilecek termal enerji miktarı,
  • Çalışma yükü,
  • Yıllık çalışma süresi,
  • Isı geri kazanım sisteminin çalışma koşulları

proje aşamasında dikkate alınmalıdır.

Çünkü kojenerasyon sisteminin ekonomik başarısını yalnızca jeneratörün ne kadar elektrik ürettiği değil, ortaya çıkan ısının ne kadarının gerçekten kullanılabildiği belirler.


Kojenerasyon Neden Daha Verimli Olabilir?

Geleneksel elektrik üretiminde yakıttaki enerjinin tamamı elektrik enerjisine dönüştürülemez. Motor ve egzoz sistemi üzerinden önemli miktarda enerji ısı olarak kaybedilir.

Kojenerasyonun avantajı, normalde kayıp olarak değerlendirilecek bu enerjinin bir bölümünü kullanılabilir hale getirmesidir.

Örneğin bir işletmenin aynı anda hem elektrik hem de sıcak su ihtiyacı olduğunu düşünelim.

Klasik yapıda işletme:

Şebekeden elektrik satın alır + kazan sisteminde ayrıca doğalgaz yakarak sıcak su üretir.

Kojenerasyon sisteminde ise doğalgaz motoru elektrik üretirken ortaya çıkan kullanılabilir ısının geri kazanılmasıyla tesisin sıcak su ihtiyacının bir bölümü karşılanabilir.

Bu nedenle kojenerasyon sistemlerinde yalnızca jeneratörün elektriksel verimine bakmak yeterli değildir.

Asıl değerlendirilmesi gereken:

Elektriksel Verim + Kullanılabilir Termal Verim = Toplam Sistem Verimi

yaklaşımıdır.

Doğru yük profiline ve yeterli ısı ihtiyacına sahip tesislerde bu yaklaşım, yakıtın daha etkin kullanılmasını sağlayabilir.


Her Tesiste Kojenerasyon Yapmak Mantıklı mıdır?

Hayır.

Bir tesiste doğalgaz bulunması ve elektrik tüketiminin yüksek olması, kojenerasyon yatırımının tek başına ekonomik olacağı anlamına gelmez.

Kojenerasyon açısından en önemli konulardan biri eş zamanlı enerji ihtiyacıdır.

Jeneratör elektrik üretirken ortaya çıkan ısıyı kullanabilecek gerçek bir ihtiyaç bulunmalıdır.

Örneğin tesis yılda binlerce saat elektrik tüketiyor ancak ortaya çıkan ısıyı yalnızca kış aylarında ve kısa sürelerle kullanabiliyorsa sistemin ekonomik performansı beklenenden düşük olabilir.

Buna karşılık yıl boyunca elektrik tüketimiyle birlikte sıcak su, proses ısısı veya başka bir termal enerji ihtiyacı bulunan tesislerde kojenerasyon çok daha güçlü bir seçenek haline gelebilir.

Bu nedenle kojenerasyon fizibilitesinde yalnızca:

“Tesiste ne kadar elektrik tüketiliyor?”

sorusu sorulmamalıdır.

Aynı zamanda:

“Elektrik üretirken ortaya çıkaracağımız ısıyı yıl boyunca nerede ve ne kadar kullanabiliriz?”

sorusunun da cevaplanması gerekir.

Kojenerasyonda en pahalı ısı, üretilip kullanılamayan ısıdır.

Bu nedenle doğru kapasite seçimi, tesisin yalnızca maksimum elektrik talebine göre değil; elektrik ve ısı tüketim profillerinin birlikte değerlendirilmesiyle yapılmalıdır.

Trijenerasyon Nedir?

Kojenerasyon sisteminde aynı yakıt kaynağından:

Elektrik + Isı

elde edilir.

Trijenerasyon sisteminde ise bu yapı bir adım daha ileri taşınarak:

Elektrik + Isıtma + Soğutma

birlikte değerlendirilebilir.

Buradaki temel amaç özellikle yaz aylarında tesisin ısı ihtiyacının azalması durumunda, kojenerasyon sisteminden elde edilen termal enerjinin boşa çıkmasını önlemektir.

Doğalgazlı jeneratör elektrik üretirken motor soğutma sistemi ve egzoz gazlarından geri kazanılan ısı, uygun bir absorpsiyonlu soğutma sistemi aracılığıyla soğutma enerjisine dönüştürülebilir.

Böylece kış aylarında bina veya proses ısıtmasında kullanılan termal enerji, yaz aylarında tesisin soğutma ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayabilir.

Basit olarak:

Kış → Elektrik + Isıtma

Yaz → Elektrik + Soğutma

Bu yaklaşım, özellikle yıl boyunca yüksek enerji tüketimi bulunan tesislerde kojenerasyon sisteminin yıllık kullanım süresini ve geri kazanılan enerjiden yararlanma oranını artırabilir.


Trijenerasyon Hangi Tesislerde Avantaj Sağlayabilir?

Trijenerasyonun güçlü olduğu uygulamalar genellikle yıl boyunca önemli miktarda elektrik tüketen ve aynı zamanda düzenli ısıtma veya soğutma ihtiyacı bulunan tesislerdir.

Örneğin;

Oteller:
Elektrik tüketiminin yanında kullanım sıcak suyu, havuz ısıtması, bina ısıtması ve yaz aylarında yoğun klima ihtiyacı bulunabilir.

Hastaneler:
Yıl boyunca elektrik, sıcak su, ısıtma ve soğutma ihtiyacının devam etmesi trijenerasyon açısından uygun bir enerji profili oluşturabilir.

Alışveriş Merkezleri:
Yüksek elektrik tüketimiyle birlikte özellikle yaz aylarında önemli miktarda soğutma ihtiyacı oluşabilir.

Gıda ve İçecek Tesisleri:
Üretim proseslerinde elektrik, sıcak su, proses ısısı ve soğutma ihtiyaçlarının birlikte bulunması trijenerasyon uygulamalarını değerlendirmeye uygun hale getirebilir.

Endüstriyel Tesisler:
Üretim proseslerinin hem elektrik hem de termal enerji gerektirdiği işletmelerde, tesisin gerçek tüketim profiline bağlı olarak önemli enerji tasarrufu potansiyeli oluşabilir.

Ancak sektör adı tek başına yatırım kararı vermek için yeterli değildir.

Aynı sektörde faaliyet gösteren iki fabrikanın elektrik, ısı ve soğutma tüketimleri tamamen farklı olabilir.

Bu nedenle “Bu sektör trijenerasyona uygundur” demek yerine, tesisin gerçek enerji tüketim profilinin analiz edilmesi gerekir.


Absorpsiyonlu Soğutma Nasıl Çalışır?

Klasik klima ve chiller sistemlerinde soğutma üretmek için önemli miktarda elektrik enerjisi kullanılabilir.

Absorpsiyonlu soğutma sistemlerinde ise soğutma çevriminin temel enerji girdilerinden biri ısıdır.

Kojenerasyon sisteminden geri kazanılan sıcak su veya uygun koşullarda diğer termal kaynaklar absorpsiyonlu chiller sisteminde değerlendirilerek soğutulmuş su üretilebilir.

Bu soğuk su daha sonra tesisin iklimlendirme veya uygun proses soğutma sistemlerinde kullanılabilir.

Buradaki önemli fikir şudur:

Jeneratör elektrik üretirken ortaya çıkan ısı, tesisin elektrik tüketimini artıracak başka bir soğutma ihtiyacının azaltılmasına katkı sağlayabilir.

Bu nedenle trijenerasyon yalnızca “üç farklı enerji üretmek” olarak değil, tesis içerisindeki enerji akışlarını birbirine bağlayan bütünleşik bir sistem olarak değerlendirilmelidir.


Kojenerasyon mu, Trijenerasyon mu?

Bu sorunun cevabı tesisin yıllık enerji tüketim profiline bağlıdır.

Eğer işletmenin yıl boyunca düzenli elektrik ve ısı ihtiyacı bulunuyorsa kojenerasyon yeterli olabilir.

Ancak yaz aylarında ısı ihtiyacı azalırken önemli bir soğutma ihtiyacı ortaya çıkıyorsa trijenerasyon değerlendirilmesi gereken bir seçenek haline gelir.

Burada amaç daha fazla ekipman kurmak değildir.

Amaç, doğalgaz motorundan elde edilen enerjinin mümkün olan en büyük bölümünü yıl boyunca faydalı enerjiye dönüştürmektir.

Bu nedenle bazı tesislerde kojenerasyon en doğru çözümken, başka bir tesiste trijenerasyon yatırımının ek maliyeti daha yüksek enerji kullanım oranıyla karşılanabilir.

Karar verilmeden önce her iki sistemin yatırım maliyeti, yıllık çalışma süresi ve sağlayacağı enerji tasarrufu birlikte değerlendirilmelidir.


Kojenerasyon Sisteminde Jeneratör Gücü Nasıl Seçilmelidir?

Klasik yedek jeneratör projelerinde jeneratör gücü çoğunlukla elektrik kesintisi sırasında beslenmesi gereken yükler dikkate alınarak belirlenir.

Kojenerasyon projelerinde ise kapasite seçim mantığı farklıdır.

Çünkü jeneratörün mümkün olduğunca uzun süre ve uygun yük oranlarında çalışması istenir.

Tesiste yalnızca yıl içerisinde kısa süre görülen maksimum elektrik talebine göre büyük bir jeneratör seçilmesi, sistemin yılın önemli bölümünde düşük yükte çalışmasına ve üretilen termal enerjinin kullanılamamasına neden olabilir.

Bu nedenle değerlendirmede;

  • Tesisin saatlik elektrik tüketimi,
  • Baz elektrik yükü,
  • Günlük ve mevsimsel yük değişimleri,
  • Isı tüketimi,
  • Soğutma ihtiyacı,
  • Yıllık çalışma süresi

birlikte incelenmelidir.

Özellikle kojenerasyon ve trijenerasyon projelerinde “en büyük jeneratör” her zaman “en doğru jeneratör” değildir.

Doğru kapasite, tesisin yıl boyunca mümkün olduğunca yüksek oranda faydalanabileceği elektrik ve termal enerji miktarına göre belirlenmelidir.


Baz Yük Neden Önemlidir?

Bir tesisin elektrik tüketimi gün içerisinde sürekli değişebilir.

Örneğin üretimin yoğun olduğu saatlerde elektrik tüketimi 2 MW seviyesine çıkarken gece saatlerinde 700 kW seviyesine düşebilir.

Bu tesise yalnızca 2 MW’lık maksimum talebe bakılarak kojenerasyon sistemi seçilmesi doğru olmayabilir.

Çünkü sistemin ekonomik performansı açısından yalnızca tepe tüketim değil, tesisin uzun süre boyunca sürekli kullandığı baz yük de önemlidir.

Örneğin tesis yılın büyük bölümünde en az 700 kW elektrik tüketiyorsa bu değer, kojenerasyon fizibilitesinde önemli bir başlangıç noktası olabilir.

Ancak elektrik baz yükünün bulunması tek başına yeterli değildir.

Jeneratör çalışırken ortaya çıkan ısının da mümkün olduğunca kullanılabilmesi gerekir.

Bu nedenle başarılı bir kojenerasyon projesinin temelinde iki profil birlikte bulunur:

Elektrik Yük Profili + Termal Yük Profili

Bu iki profil ne kadar uzun süre birbirleriyle uyumlu hareket ederse, kojenerasyon sisteminden yararlanma potansiyeli de o kadar artabilir.


Kojenerasyon İçin Yıllık Çalışma Süresi Önemli midir?

Evet. Yıllık çalışma süresi kojenerasyon yatırımının ekonomik değerlendirmesinde en önemli değişkenlerden biridir.

Bir kojenerasyon sistemi yılda yalnızca birkaç yüz saat çalışacaksa yüksek ilk yatırım maliyetinin enerji tasarrufuyla geri kazanılması zorlaşabilir.

Buna karşılık sistemin yıl boyunca binlerce saat çalışabildiği ve üretilen elektrik ile ısının büyük bölümü tesiste kullanılabildiği uygulamalarda yatırımın ekonomik potansiyeli önemli ölçüde artabilir.

Ancak burada da “yılda X saat çalışıyorsa kesinlikle ekonomiktir” şeklinde tek bir sınır vermek doğru değildir.

Doğalgaz fiyatı, şebeke elektrik fiyatı, jeneratör verimi, kullanılabilir ısı miktarı, bakım giderleri, ilk yatırım maliyeti ve yıllık çalışma süresi birlikte hesaplanmalıdır.

Bu nedenle çalışma saati tek başına karar kriteri değil, kojenerasyon fizibilitesinin temel girdilerinden biridir.

Özellikle yıl boyunca yüksek elektrik tüketimi ve sürekli değerlendirilebilecek bir termal yük bulunan işletmelerde kojenerasyon / trijenerasyon sistemlerinin teknik ve ekonomik fizibilitesinin yapılması güçlü bir yatırım fırsatını ortaya çıkarabilir.


Kojenerasyon Yatırımının Geri Dönüşü Nasıl Hesaplanır?

Kojenerasyon yatırımında yalnızca jeneratörün satın alma fiyatına bakmak doğru değildir. Sistemin ekonomik değeri, tesisin mevcut durumda elektrik ve ısı enerjisi için yaptığı harcama ile kojenerasyon sonrasında oluşacak toplam enerji maliyetinin karşılaştırılmasıyla belirlenir.

Basit olarak değerlendirme şu mantıkla yapılabilir:

Mevcut Durum:
Şebekeden satın alınan elektrik + Kazanlarda kullanılan yakıt + Soğutma için kullanılan enerji

Kojenerasyon / Trijenerasyon Sonrası:
Jeneratörde kullanılan doğalgaz + Bakım giderleri + Gerektiğinde şebekeden alınan ilave enerji

Aradaki fark, sistemin sağlayabileceği yıllık ekonomik faydanın temelini oluşturur.

Ancak gerçek fizibilitede yalnızca enerji fiyatları değil; jeneratörün elektriksel ve termal verimi, yıllık çalışma süresi, ortalama yük oranı, kullanılabilen ısı miktarı, bakım giderleri ve ilk yatırım maliyeti de hesaba katılmalıdır.

Sonrasında sistemin yaklaşık geri dönüş süresi:

Toplam Yatırım Maliyeti ÷ Yıllık Net Ekonomik Fayda

yaklaşımıyla değerlendirilebilir.

Burada kritik kelime “net” faydadır. Üretilen fakat tesiste kullanılamayan elektrik veya ısı, teorik üretim miktarı üzerinden ekonomik kazanç olarak kabul edilmemelidir.


Elektriği Üretmek Tek Başına Yeterli midir?

Hayır.

Kojenerasyon yatırımının temel avantajı yalnızca tesis içerisinde elektrik üretmek değildir. Asıl potansiyel, elektrik üretimi sırasında ortaya çıkan termal enerjinin de kullanılabilmesinden gelir.

Örneğin doğalgaz motoru elektrik üretirken ortaya çıkan ısı tesiste kullanılamıyorsa sistem çalışmaya devam edebilir; ancak kojenerasyon yatırımının toplam enerji verimliliği ve ekonomik avantajı azalabilir.

Buna karşılık tesisin sürekli sıcak su, proses ısısı veya başka bir termal enerji ihtiyacı bulunuyorsa normalde çevreye atılacak enerjinin değerlendirilmesi mümkün hale gelir.

Trijenerasyonda ise yaz döneminde azalan ısıtma ihtiyacının yerine soğutma ihtiyacının karşılanabilmesi, sistemin yıl boyunca daha etkin kullanılmasına katkı sağlayabilir.

Bu nedenle iyi bir fizibilitenin temel sorusu:

“Ne kadar enerji üretebiliriz?”

değil,

“Ürettiğimiz enerjinin ne kadarını gerçekten kullanabiliriz?”

olmalıdır.


Kojenerasyon Yatırımında En Sık Yapılan Hata Nedir?

En sık yapılan hatalardan biri sistemi tesisin maksimum elektrik talebine göre gereğinden büyük seçmektir.

Örneğin bir fabrikanın yıl içerisindeki en yüksek elektrik talebi 2 MW olabilir. Ancak tesis yılın büyük bölümünde 700–900 kW aralığında çalışıyorsa yalnızca 2 MW’lık tepe değere göre sistem seçmek ekonomik açıdan doğru sonuç vermeyebilir.

Gereğinden büyük seçilen bir sistem yılın önemli bölümünde düşük yükte çalışabilir veya sık sık devreden çıkmak zorunda kalabilir. Aynı zamanda ortaya çıkan termal enerjinin tamamının kullanılması da zorlaşabilir.

Bu nedenle kojenerasyon kapasitesinin belirlenmesinde maksimum talep kadar baz yük ve yıllık çalışma profili de önemlidir.

Bazı projelerde daha küçük fakat yıl boyunca uzun süre ve yüksek yük oranında çalışabilen bir sistem, daha büyük fakat düşük kullanım oranına sahip bir sistemden daha ekonomik olabilir.

Kojenerasyonda amaç en büyük sistemi kurmak değil, en fazla faydalı çalışma saatini elde etmektir.


Kojenerasyon Sistemleri Elektrik Kesintisinde de Çalışabilir mi?

Bu konu proje tasarımında özellikle değerlendirilmelidir.

Bir kojenerasyon sisteminin tesis şebekesiyle paralel çalışması, elektrik kesildiğinde otomatik olarak tüm tesisi yedeklemeye devam edeceği anlamına gelmez.

Elektrik kesintisi sırasında sistemin çalışmaya devam etmesi isteniyorsa jeneratör kontrol sistemi, koruma düzeni, şalt sistemi, kritik yüklerin ayrılması ve ada çalışma senaryosu buna uygun olarak tasarlanmalıdır.

Başka bir ifadeyle:

Kojenerasyon sistemi ile acil durum jeneratörü aynı şey değildir.

Ancak doğru elektrik altyapısı ve kontrol senaryosu oluşturulduğunda kojenerasyon sistemi, tesisin enerji sürekliliği stratejisinin de bir parçası haline getirilebilir.

Bu nedenle yatırım aşamasında yalnızca normal çalışma senaryosu değil, şebeke elektriğinin kaybedildiği durumda sistemin nasıl davranacağı da önceden belirlenmelidir.


Kojenerasyon Bir Jeneratör Yatırımı mı, Enerji Yatırımı mı?

Kojenerasyon sistemine yalnızca bir jeneratör satın alımı olarak bakmak, sistemin gerçek potansiyelini sınırlayabilir.

Çünkü burada alınan karar yalnızca:

“Hangi marka ve kaç kW jeneratör alacağız?”

kararı değildir.

Asıl sorular şunlardır:

Tesis yılda ne kadar elektrik tüketiyor?

Bu tüketimin ne kadarı sürekli baz yük oluşturuyor?

Yılda kaç saat çalışıyoruz?

Ne kadar sıcak su veya proses ısısına ihtiyacımız var?

Yaz döneminde soğutma ihtiyacımız bulunuyor mu?

Üretilen termal enerjinin ne kadarını gerçekten kullanabiliriz?

Mevcut elektrik ve doğalgaz maliyetlerimiz nedir?

Bu sorular cevaplandığında kojenerasyon sistemi bir jeneratör satın alma kararından çıkar ve işletmenin enerji maliyetlerini uzun vadede etkileyen bir yatırım kararına dönüşür.


ENERVIS Yaklaşımı

ENERVIS’te kojenerasyon ve trijenerasyon projelerinin başlangıç noktası jeneratör kataloğu değil, tesisin enerji tüketimidir.

Elektrik tüketim profili, baz yük, yıllık çalışma saatleri, doğalgaz altyapısı, ısıtma ve soğutma ihtiyaçları birlikte değerlendirilerek sistemin teknik olarak uygulanabilir olup olmadığı belirlenmelidir.

Ardından uygun güçte gaz motoru, ısı geri kazanım sistemi ve gerektiğinde trijenerasyon ekipmanları değerlendirilerek yatırımın tahmini enerji üretimi ve işletme ekonomisi ortaya konulabilir.

Çünkü iki tesis aynı elektrik tüketimine sahip olsa bile ısı kullanım profilleri farklıysa aynı kojenerasyon sistemi her iki tesis için de doğru çözüm olmayabilir.

Tesisinizde yüksek ve sürekli elektrik tüketiminin yanında kullanılabilir bir ısı veya soğutma ihtiyacı bulunuyorsa, kojenerasyon / trijenerasyon seçeneğini değerlendirmeden yalnızca klasik enerji tedarik modeliyle devam etmek önemli bir enerji verimliliği fırsatının gözden kaçırılması anlamına gelebilir.

ENERVIS, yatırım kararı öncesinde tesisin elektrik ve termal enerji ihtiyaçlarının birlikte değerlendirilmesini ve sistem kapasitesinin gerçek tüketim profiline göre belirlenmesini esas alır.


Sonuç

Doğalgazlı jeneratörler kojenerasyon ve trijenerasyon uygulamaları için uygun teknolojilerden biridir.

Kojenerasyonda elektrik üretimi sırasında ortaya çıkan kullanılabilir ısı geri kazanılarak elektrik + ısı, trijenerasyonda ise bu yapı uygun soğutma teknolojileriyle genişletilerek elektrik + ısıtma + soğutma elde edilebilir.

Ancak sistemin ekonomik başarısı yalnızca jeneratörün verimine bağlı değildir.

Yıllık çalışma süresi, elektrik baz yükü, kullanılabilir termal enerji miktarı ve tesisin yıl içerisindeki ısıtma/soğutma profili birlikte değerlendirilmelidir.

Doğru projede kojenerasyon, doğalgazlı jeneratörü yalnızca elektrik üreten bir makine olmaktan çıkararak tesisin enerji verimliliği ve enerji maliyeti yönetiminin bir parçası haline getirebilir.

Bu nedenle yüksek ve sürekli enerji tüketimine sahip işletmelerde doğru soru yalnızca:

“Hangi jeneratörü almalıyız?”

değil,

“Satın aldığımız enerjinin ne kadarını kendi tesisimizde daha verimli üretebiliriz?”

olmalıdır.


ENERVIS Güvenlik ve Teknik Uygulama Notu

Kojenerasyon ve trijenerasyon sistemleri; elektrik üretimi, doğalgaz tesisatı, sıcak su veya buhar devreleri, egzoz sistemi, ısı geri kazanımı ve gerektiğinde soğutma sistemlerini birlikte içeren bütünleşik enerji tesisleridir.

Sistem tasarımı; ilgili mevzuat, şebeke bağlantı koşulları, üretici gereklilikleri ve uygulanabilir teknik standartlar dikkate alınarak yetkin kişiler tarafından gerçekleştirilmelidir.

Özellikle elektrik şebekesiyle paralel çalışma, ada çalışma, koruma ve senkronizasyon senaryoları proje aşamasında belirlenmeli; doğalgaz hattının gerekli basınç ve debiyi sağlayabildiği doğrulanmalıdır.

Bu yazı genel teknik bilgilendirme amacı taşımaktadır. Gerçek sistem kapasitesi ve yatırım ekonomisi, tesise ait elektrik ve termal tüketim verileri kullanılarak yapılacak projeye özel fizibilite çalışmasıyla belirlenmelidir.


Sık Sorulan Sorular

Doğalgazlı jeneratör kojenerasyon sisteminde kullanılabilir mi?

Evet. Doğalgazlı motor-jeneratör sistemleri kojenerasyon uygulamalarında yaygın olarak kullanılabilir. Elektrik üretimi sırasında motor soğutma sistemi ve egzoz gazlarında oluşan ısının uygun ekipmanlarla geri kazanılması sayesinde aynı yakıttan hem elektrik hem de kullanılabilir termal enerji elde edilebilir.

Kojenerasyon ile trijenerasyon arasındaki fark nedir?

Kojenerasyon sisteminde aynı enerji kaynağından elektrik ve ısı üretilir. Trijenerasyonda ise geri kazanılan termal enerjinin uygun bir absorpsiyonlu soğutma sistemiyle değerlendirilmesi sayesinde elektrik, ısıtma ve soğutma ihtiyaçları birlikte karşılanabilir.

Her doğalgazlı jeneratör kojenerasyon için kullanılabilir mi?

Her doğalgazlı jeneratörün doğrudan kojenerasyon sistemine dönüştürülebileceğini söylemek doğru değildir. Motorun termal özellikleri, ceket suyu ve egzoz üzerinden geri kazanılabilecek ısı miktarı, çalışma koşulları ve üreticinin teknik gereklilikleri proje özelinde değerlendirilmelidir.

Kojenerasyon sistemi elektrik kesildiğinde tesisi beslemeye devam eder mi?

Her zaman değil. Şebekeyle paralel çalışan bir kojenerasyon sisteminin elektrik kesintisi sırasında tesisi beslemeye devam edebilmesi için sistemin ada çalışma, senkronizasyon, koruma, şalt ve kontrol altyapısının buna uygun tasarlanması gerekir. Bu nedenle kojenerasyon sistemi ile klasik acil durum jeneratörü aynı çalışma senaryosuna sahip kabul edilmemelidir.

Scroll to Top

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin